Kendi Gölgenizi Yaratın
Kanser Rehberi » Kanser riskinizi azaltın » Güneşten korunun » Güneşten Korunmaya Odaklanın
Güneş altında fazla zaman geçirmek, farkında olmadan cildinize zarar verebilir. İster verandada oturun, ister bahçede çalışın ya da çocuklarınızı oynarken izleyin, güneşe aşırı maruz kalma riski her zaman vardır.
Peki, güneşte terlemek yerine serin ve korunaklı bir gölge alan yaratmaya ne dersiniz? Biraz planlama ve birkaç basit kendin yap projesi ile arka bahçenizde hem rahat hem de güvenli bir alan oluşturabilirsiniz. Böylece dışarıda vakit geçirmenin keyfini çıkarırken, zararlı UV ışınlarından korunmuş olursunuz.
Bahçenizde hem şık hem de işlevsel bir gölge alan oluşturmak için çeşitli yöntemler kullanabilirsiniz. İşte bazı öneriler:
Taşınabilir büyük şemsiyeler veya sabit tenteler, bahçenizde hızlı ve etkili bir gölgelik oluşturur. Özellikle oturma alanlarının üzerine kurulduğunda hem estetik bir görüntü sağlar hem de güçlü güneş ışınlarından koruma sunar.
Ahşap pergolalar veya kamelyalar, sadece gölge değil, aynı zamanda doğal bir estetik de kazandırır. Üzerini sarmaşık gibi tırmanıcı bitkilerle donatarak daha yoğun bir gölge ve doğal bir serinlik elde edebilirsiniz.
Modern ve minimal bir çözüm arıyorsanız, gölge yelkenleri ideal bir seçenek olabilir. Özellikle geniş alanlarda şık bir koruma sağlar ve montajı oldukça kolaydır.
Uzun vadeli bir çözüm olarak bahçenize geniş yapraklı ağaçlar dikmeyi düşünebilirsiniz. Ağaçlar doğal gölge sağlar ve yaz sıcaklarında bahçenizin serin kalmasına yardımcı olur.
Bahçede sık sık farklı alanları kullanıyorsanız, hafif ve kolay taşınabilir portatif gölgelikler işinizi görebilir. Böylece güneşin hareketine göre gölgelik alanınızı değiştirebilirsiniz.
Gölge oluşturmanın yanı sıra, güneşin zararlı etkilerinden korunmak için günlük alışkanlıklarınıza ekleyebileceğiniz bazı basit ama etkili önlemler bulunuyor.
Dışarı çıkmadan 15-30 dakika önce en az SPF 30 içeren geniş spektrumlu bir güneş kremi uygulayın. Her iki saatte bir ve terledikten veya yüzdükten sonra tekrar sürmeyi unutmayın.
Güneşe çıkarken uzun kollu gömlekler, geniş kenarlı şapkalar ve UV korumalı kumaşlardan üretilmiş kıyafetler tercih edin. Gözlerinizi korumak için UV korumalı güneş gözlüğü kullanın.
Güneş ışınlarının en yoğun olduğu saatler olan 10:00 ile 16:00 arasında mümkünse doğrudan güneş altında kalmamaya çalışın. Bu saatlerde gölge alanlarda vakit geçirmek en güvenli seçenektir.
Güneşte zaman geçirirken vücudunuz hızla sıvı kaybeder. Su tüketimini artırarak hem cildinizi hem de genel sağlığınızı koruyabilirsiniz.
Cildinizde yeni oluşan benler, renk değişimleri veya iyileşmeyen yaralar fark ederseniz bir dermatoloğa görünmeyi ihmal etmeyin. Erken teşhis, cilt kanserinde hayat kurtarıcıdır.
Güneş kremi, cildinizi zararlı ultraviyole (UV) ışınlarından korumanın en etkili yollarından biridir. Ancak doğru kullanılmadığında beklenen korumayı sağlamaz. İşte güneş koruyucu ürünler hakkında bilmeniz gereken temel bilgiler ve etkili kullanım ipuçları
Güneş kremleri, SPF değerine göre sınıflandırılır. SPF (Güneş Koruma Faktörü), ürünün UVB ışınlarını engelleme gücünü gösterir.
SPF 15: UVB ışınlarının yaklaşık %93’ünü engeller.
SPF 30: UVB ışınlarının yaklaşık %97’sini engeller.
Cildiniz için en az SPF 30 veya üzeri bir ürün kullanmanız önerilir.
Geniş spektrum koruma, hem UVA hem de UVB ışınlarına karşı koruma sağlar.
Suya dayanıklı ürünler, suya ve tere karşı daha uzun süre dayanıklıdır, ancak yine de düzenli tekrar uygulama gerektirir.
Vücudu kaplamak için yaklaşık 2-3 yemek kaşığı güneş kremi gerekir.
Yüz ve boyun için yaklaşık 1 çay kaşığı kullanın.
Bu miktar kabaca bir golf topu büyüklüğüne eşdeğerdir.
Kulaklar, boyun, çene, burun, ellerin arkası ve ayak üstleri gibi bölgeleri ihmal etmeyin.
Hareket ederken giysilerinizin kayarak açıkta bıraktığı cilt bölgelerine de güneş kremi uygulayın.
Güneş kremi, makyaj veya böcek kovucu gibi diğer ürünlerden önce sürülmelidir.
Ürünü doğrudan yüzünüze sıkmayın; önce elinize alın, ardından nazikçe yüzünüze uygulayın.
Dışarı çıkmadan önce sürmeyi unutmuş olsanız bile, mümkün olan en kısa sürede güneş kremi uygulayın ve etkili koruma için sık sık yenileyin.
Yüzme, terleme veya kurulandıktan sonra mutlaka tekrar uygulayın.
Suya dayanıklı güneş kremleri bile etiketinde belirtilen süre boyunca (40 veya 80 dakika) etkili kalır.
Farklı dokulara ve formüllere sahip ürünleri deneyin.
Yardım almak için eczacınıza danışabilirsiniz.
Güneş kremleri zamanla etkilerini kaybeder.
Ürünü dondurulmuş, aşırı ısınmış, kokusu veya rengi değişmişse kullanmayın.
D vitamini, sağlıklı kemikler, kaslar ve genel vücut fonksiyonları için büyük önem taşır. Özellikle çocuklar, yaşlılar ve kemik sağlığı riski taşıyan bireyler için yeterli D vitamini alımı son derece kritiktir.
Cildiniz, güneş ışığındaki UVB ışınlarına maruz kaldığında doğal olarak D vitamini üretir. Ancak bu üretim, yaş, diyet, ten rengi, yaşadığınız bölge ve güneş ışığının gücü gibi birçok faktöre bağlı olarak değişir. Çoğu insan için, günlük yaşamda maruz kalınan kısa süreli güneş ışığı – örneğin yürüyüş yaparken ya da dışarıda kısa süre vakit geçirirken – vücudun ihtiyacı olan D vitamini üretimi için genellikle yeterlidir. Bunun için uzun süre güneşlenmeye ya da solaryum gibi riskli yöntemlere başvurmaya gerek yoktur.
Güneş ışığına doğrudan maruz kalmadan da D vitamini ihtiyacınızı güvenli bir şekilde karşılamanız mümkündür. Diyet yoluyla D vitamini almak oldukça etkili bir yöntemdir. Yağlı balıklar, yumurta sarısı ve D vitamini ile güçlendirilmiş süt, yoğurt, portakal suyu gibi gıdalar düzenli tüketildiğinde vücudun D vitamini ihtiyacına önemli katkı sağlar. Ayrıca, bazı kahvaltılık gevrekler de D vitamini ile zenginleştirilmiştir. Bu besinlerle yeterli miktarda D vitamini almak mümkün olamadığında, doktor önerisiyle kullanılacak D vitamini takviyeleri de güvenli bir alternatif sunar.
Güneşten uzak durarak cildinizi UV ışınlarının zararlarından korumak, cilt kanseri ve erken yaşlanma riskini azaltır. Aynı zamanda diyet ve takviyeler aracılığıyla D vitamini seviyenizi sağlıklı bir düzeyde tutabilirsiniz. Bilinçli seçimlerle hem güneşten kaynaklanabilecek risklerden kaçınabilir hem de vücudunuzun ihtiyaç duyduğu D vitaminini güvenli yollarla alabilirsiniz.