Sağlığınızı korumanın yollarından biri de, ailenizin sağlık geçmişini bilmek ve paylaşmaktır.
Kanser Rehberi » Kanser riskinizi azaltın » Aile Sağlığı Geçmişinizi Gözden Geçirin
Ailenizdeki bireylerde kanser öyküsü varsa, bu bilgi sizin için çok değerli olabilir. Bazı kanserler, genetik mutasyonlar aracılığıyla nesilden nesile geçebilir. Ancak, kalıtsal kanserler sanıldığı kadar yaygın değildir.
Aynı ailede birden fazla kişide kanser görülmesinin tek nedeni genetik olmayabilir. Ortak yaşam tarzı, benzer beslenme alışkanlıkları veya çevresel faktörler de bu duruma katkı sağlayabilir.
Bu nedenle, aile sağlığı geçmişinizi öğrenin ve gerektiğinde doktorunuzla paylaşın. Bu bilgi, size özel erken tarama ve önleyici sağlık planlamalarının yapılmasına yardımcı olabilir.
Ailenizin sağlık geçmişi, sizin gelecekteki sağlık planlamanızda önemli bir rol oynar. Eğer anneniz, babanız, kardeşleriniz veya çocuklarınızdan biri kanser geçirdiyse, bu bilgiyi mutlaka doktorunuzla paylaşın.
Hangi tür kanser olduğu ve bu hastalığın kişiye kaç yaşında teşhis konduğu gibi ayrıntılar, uzmanların riskinizi değerlendirmesinde yardımcı olur. Bu sayede, gerekirse genetik testler ya da daha sık tarama programları gibi önlemler alınabilir.
Unutmayın: Ne kadar erken bilgi sahibi olursanız, kendinizi korumak için o kadar güçlü adımlar atabilirsiniz.
Hepimiz anne ve babamızdan birer gen takımı alırız. Bu genler; boyumuzdan göz rengimize, saç yapımızdan cilt tonumuza kadar pek çok fiziksel özelliğimizi belirler. Aynı aileden gelen bireylerin birbirine benzemesinin nedeni, bu ortak genetik mirastır.
Vücudumuz trilyonlarca hücreden oluşur ve her hücrenin içinde genler bulunur. Genler, hücrenin nasıl çalışacağını yöneten birer “kullanım kılavuzu” gibidir. Her genin vücutta belirli bir görevi vardır — nasıl görüneceğimizden, organlarımızın nasıl çalışacağına kadar pek çok süreci düzenler.
Gen mutasyonu, bir genin yapısında meydana gelen değişikliktir. Bu değişiklikler iki şekilde ortaya çıkabilir:
Kalıtsal olabilir: Anne veya babadan çocuğa geçebilir.
Hayat boyu gelişebilir: Yaş, çevresel etkenler (sigara, radyasyon, bazı kimyasallar vb.) ya da hücre bölünmesi sırasında oluşan hatalar sonucu gelişebilir.
Hayır. Gen mutasyonları bazen etkisiz, bazen faydalı bile olabilir. Ancak bazı durumlarda, hücreler mutasyonu onaramazsa, bu değişiklikler hücrenin kontrolsüz şekilde büyümesine ve kansere dönüşmesine yol açabilir.
Kalıtsal bir gen mutasyonuna sahip olmak kanser riskinizi artırabilir ama bu kesinlikle kanser olacağınız anlamına gelmez. Sadece daha dikkatli takip ve önlem almayı gerektirebilir.
Ailenizde kanser öyküsü olması, sizde de aynı hastalığın gelişeceği anlamına gelmez. Bu konuda kaygılanmanız doğal olsa da, durumunuzu net değerlendirmek önemlidir.
Bir veya iki aile bireyine kanser tanısı konmuş olabilir, ancak bu tek başına sizin riskinizi belirlemez — özellikle teşhis konulan kişi birinci derece bir akrabanız değilse (anne, baba, kardeş veya çocuğunuz) ya da ailede farklı bireylerde farklı kanser türleri görülüyorsa.
Unutmayın: Kanser, sadece genetik faktörlerden değil; yaşam tarzı, çevresel etkenler ve rastlantısal hücre değişikliklerinden de kaynaklanabilir. Bu nedenle, sadece aile geçmişine değil, genel sağlık alışkanlıklarınıza da odaklanmak önemlidir.
Kanser vakalarının çoğu rastlantısaldır veya çevresel/lifestyle (yaşam tarzı) faktörlerden kaynaklanır. Ancak bazı durumlarda, kanser kalıtsal olabilir — yani genetik miras yoluyla aktarılır. Tahminlere göre, tüm kanser vakalarının sadece %5 ila %10’u kalıtsal gen değişikliklerinden kaynaklanmaktadır.
Ailenizdeki kanserin kalıtsal olabileceğini düşündüren bazı işaretler şunlardır:
Aynı kanser türünün ailede birden fazla kuşakta görülmesi
Aile bireylerinin kansere genellikle 50 yaşından önce yakalanması
Bir kişinin birden fazla farklı kanser türüne sahip olması
Bazı kanser türleriyle ilişkilendirilen genetik mutasyonları tespit etmek için genetik testler yapılabilmektedir. Ancak bu testlerin, mutlaka genetik danışmanlık hizmeti veren sağlık merkezlerinde ve uzman rehberliğinde yapılması gerekir.
Not: Herkes genetik test yaptırmak istemeyebilir. Bazı kişiler, taşıyıcı olup olmadıklarını öğrenmektense bu bilgiye sahip olmamayı tercih edebilir. Bu tamamen kişisel bir karardır ve saygıyla karşılanmalıdır.
Eğer ailenizde kansere yakalanmış bireyler varsa ve bu durum sizin için bir risk oluşturuyorsa, yalnız değilsiniz. Uzman doktorlar ve genetik danışmanlar, risk seviyenize göre size özel önerilerde bulunabilir. Amaç, kanseri ya tamamen önlemek ya da mümkün olan en erken aşamada tespit etmektir.
Alabileceğiniz bazı önlemler şunlardır:
Yaşam tarzınızı gözden geçirmek: Sağlıklı beslenme, düzenli fiziksel aktivite, sigara ve alkolden uzak durmak riskinizi azaltabilir.
Genetik test yaptırmak: Belirli genlerde mutasyon taşıyıp taşımadığınızı öğrenmek için test yaptırabilirsiniz.
Rutin kontrolleri aksatmamak: Doktor önerisiyle belli aralıklarla sağlık kontrollerinden geçmek önemlidir.
Tarama testlerine daha erken başlamak: Aile geçmişiniz varsa, bazı kanser türleri için taramalara normalden daha erken yaşta başlamanız gerekebilir.
Önleyici cerrahi seçeneklerini değerlendirmek: Bazı yüksek riskli durumlarda, riski azaltmak için koruyucu cerrahiler önerilebilir.
Koruyucu ilaç kullanımı: Belirli durumlarda, doktor gözetiminde bazı ilaçlar riskinizi azaltabilir.
Unutmayın, risk altında olmak mutlaka kansere yakalanacağınız anlamına gelmez. Bilgilenmek, erken hareket etmek ve uzman desteği almak sizi güçlü kılar.
Aile sağlık geçmişi, özellikle genetik risk söz konusu olduğunda çocuklarınız için oldukça önemli bir bilgidir. Eğer sizde veya başka bir yakınınızda kansere neden olabilecek bir gen mutasyonu saptandıysa, çocuklarınız ileride bu konuda bilinçli kararlar alabilmek için bu bilgiyi bilmeli. Uygun yaşa geldiklerinde, onlar da genetik test yaptırmayı değerlendirebilir.
Bu tür bilgiler sadece çocuklar için değil, tüm aile bireyleri için değerli olabilir. Genetik test yaptırdıysanız, test sürecinden önce ve sonra yakınlarınızla bu konuyu açıkça konuşmak faydalı olabilir. Bazı akrabalarınız, risk altında olup olmadıklarını öğrenmek isteyebilir; böylece kendi sağlıklarıyla ilgili önlem alabilirler. Ancak herkes aynı şekilde hissetmeyebilir. Bazıları bu bilgiyi öğrenmek istemeyebilir ve bu da saygı duyulması gereken bir tercihtir.
Kısacası, aile içi iletişim burada oldukça önemlidir. Bilgi paylaşımı, hem sizi hem sevdiklerinizi korumanın bir yolu olabilir.
Bu kanserlerden bazılarının riski, belirli genetik sendromlarla birlikte artar. Örneğin BRCA1 ve BRCA2 gen mutasyonları meme ve yumurtalık kanserine; Lynch sendromu ise kolorektal ve rahim kanserine yakalanma riskini artırır.
Yumurtalık kanseri
Rahim (endometrium) kanseri
Kolorektal (kalın bağırsak ve rektum) kanseri
Tiroid kanseri
Böbrek kanseri (çocuklarda Wilms tümörü dahil)
Cilt kanserleri (özellikle melanom)
Adrenal (böbrek üstü bezi) kanseri
Göz kanserleri (retinoblastom, göz melanomu)
Lösemi ve lenfoma türleri
Rabdomiyosarkom (kas dokusunda oluşan)
Yumuşak doku sarkomları
Paratiroid ve hipofiz bezi kanserleri
Hepatoblastoma (çocuklarda görülen nadir karaciğer kanseri)
Nöroblastom
Orofaringeal kanser
Bazı genetik mutasyonlar, birden fazla kanser türüne yakalanma riskini aynı anda artırabilir. Örneğin, BRCA1 ve BRCA2 gibi genlerdeki değişiklikler yalnızca meme kanseri değil, aynı zamanda yumurtalık kanseri riskini de yükseltebilir.
Bu tür genetik değişiklikler genellikle ailevi kanser sendromları ile ilişkilidir. Ancak unutulmamalıdır ki bu sendromlar nadir görülür ve taşıyıcı olan herkes mutlaka kansere yakalanacak anlamına gelmez.
Bilim insanları, hangi gen mutasyonlarının hangi kanser türleriyle bağlantılı olduğunu ve bu mutasyonların kimlerde daha yüksek risk oluşturduğunu daha iyi anlamak için araştırmalarını sürdürüyor. Bu sayede gelecekte kişiye özel kanser önleme ve tarama stratejileri geliştirilebilecek.