Anüsün prekanseröz durumları, anal hücrelerde meydana gelen ve kansere dönüşme riski taşıyan değişikliklerdir. Bu durumlar henüz kanser olmasa da, tedavi edilmezlerse anal kansere dönüşme ihtimalleri bulunmaktadır.
Anal İntraepitelyal Neoplazi (AIN) ve Skuamöz Hücreli İntraepitelyal Lezyonlar (SIL’ler)
Anüs hücrelerinde meydana gelen değişiklikler anal intraepitelyal neoplazi (AIN) veya skuamöz hücreli intraepitelyal lezyonlar (SIL’ler) olarak adlandırılır. Bu değişimler, anal kanalın iç yüzeyini kaplayan skuamöz hücrelerde başlar.
AIN Dereceleri:
Mikroskop altında incelendiğinde, hücrelerin ne kadar anormal göründüğüne bağlı olarak AIN, 1 ile 3 arasında derecelendirilir:
- AIN 1: Hafif anormal hücre değişiklikleri
- AIN 2: Orta derecede anormal hücre değişiklikleri
- AIN 3: Ciddi anormal hücre değişiklikleri
Düşük ve Yüksek Dereceli Lezyonlar:
- Düşük dereceli skuamöz hücreli intraepitelyal lezyonlar (LSIL’ler): Normal hücrelere çok benzeyen hücrelerden oluşur. Genellikle kendiliğinden normale dönerler ve kansere dönüşme riski düşüktür. (AIN 1 ile eşdeğerdir.)
- Yüksek dereceli skuamöz hücreli intraepitelyal lezyonlar (HSIL’ler): Mikroskop altında çok anormal görünen hücrelerden oluşur. Genellikle kendiliğinden normale dönmezler ve tedavi edilmezlerse anal kansere dönüşme riski yüksektir. (AIN 2 veya AIN 3 ile eşdeğerdir.) Bu yüksek dereceli lezyonlara karsinoma in situ veya Bowen hastalığı da denir.
Risk Faktörleri
Anüsün prekanseröz bir durumunun gelişme riski, özellikle insan papilloma virüsü (HPV) enfeksiyonu ile ilişkilidir. Aşağıdaki faktörler, HPV enfeksiyonunun kalıcı olmasına ve prekanseröz bir duruma dönüşmesine neden olabilir:
- İnsan immün yetmezlik virüsü (HIV) enfeksiyonu
- Organ nakli sonrası bağışıklık sistemini baskılayan ilaçlar
- Vulvar intraepitelyal neoplazi (VIN) öyküsü (Vulvanın prekanseröz bir durumu)
- Servikal intraepitelyal neoplazi (CIN) öyküsü (Rahim ağzının prekanseröz bir durumu)
Belirtiler
Anüsün prekanseröz değişiklikleri genellikle belirti göstermez. Çoğu kişi AIN veya SIL’leri olduğunu bilmez. Ancak bazı durumlarda aşağıdaki belirtiler görülebilir:
- Kaşıntı
- Anüs çevresinde kabarık veya pullu alanlar
- Anüsten gelen akıntı
- Siğiller
Tanı Yöntemleri
Eğer belirtileriniz varsa veya doktorunuz prekanseröz bir durumdan şüpheleniyorsa, aşağıdaki tanı testleri uygulanabilir:
- Anal sitoloji (anal sürüntü testi): Mikroskop altında incelenmek üzere hücre örneği toplanması
- Anoskopi: Anüsün iç yüzeyinin endoskopi yöntemiyle incelenmesi
- Biyopsi: Şüpheli doku örneğinin alınarak patolojik incelemeye gönderilmesi
Tedavi Seçenekleri
AIN veya SIL’lerin tedavi edilmesi, lezyonun derecesine ve ilerleme riskine bağlıdır. Tedavi yöntemleri şunları içerebilir:
- Cerrahi, elektrocerrahi veya lazer cerrahisi ile anormal dokuların çıkarılması
- Topikal kremler: Florourasil (Efudex), Imiquimod (Aldara) veya Trikloroasetik Asit (TCA)
- Fotodinamik terapi (PDT): Özel ışık kaynaklarıyla kanser öncesi hücrelerin yok edilmesi
- Dikkatli bekleyiş: Düşük dereceli lezyonların kendiliğinden düzelmesi ihtimaline karşı düzenli takip edilmesi