Kronik Lenfositik Lösemi (KLL) tedavi edildikten sonra geri gelirse bu duruma nüks (relaps) denir. KLL’nin tedaviye yanıt vermemesi durumuna ise refrakter KLL denir. Bu yazıda, nükseden veya refrakter KLL için kullanılan tedavi yöntemleri ve bunların içeriği hakkında bilgi verilecektir.
Relaps veya Refrakter KLL Tedavi Yöntemleri
Relaps veya refrakter KLL tedavisinde en yaygın kullanılan tedavi yöntemleri hedefli tedavi ve kemoimmünoterapidir. Bu tedavi yaklaşımları, KLL hücrelerinin moleküler özelliklerine göre belirlenir. Ayrıca, tedavi sürecinde hastanın kişisel tercihleri de göz önünde bulundurulur.
Hedefli Tedavi
Hedefli tedavi, kanser hücrelerinin üzerindeki veya içindeki belirli molekülleri hedef alarak, kanserin büyümesini ve yayılmasını durdurmak için ilaç kullanır. Bu tedavi, genellikle kanser hücrelerinin spesifik özelliklerine yönelerek normal hücrelere zarar vermez.
Kemoimmünoterapi
Kemoimmünoterapi, kemoterapiyi bir tür hedefli tedavi olan monoklonal antikorlarla birleştirir. Kemoterapi, kanser hücrelerini yok etmek için kullanılan ilaçlardır, ancak immünoterapiler bağışıklık sistemini uyararak kanser hücrelerine saldırmasını sağlar.
Del(17p) veya TP53 Mutasyonu Olan KLL
Del(17p) (17. kromozomun kısa kolunun eksikliği) veya TP53 gen mutasyonu (TP53 geninin mutasyona uğraması) bulunan KLL hastalarında tedavi genellikle hedefli tedavi ile yapılır.
Kullanılan Hedefli Tedavi İlaçları:
- Ibrutinib (Imbruvica)
- Acalabrutinib (Calquence)
- Zanubrutinib (Brukinsa)
- Venetoklaks (Venclexta)
- VR – Venetoklaks ve Rituksimab (Rituxan ve biyobenzerler)
Bu ilaçlar, genetik özelliklere göre daha etkili tedavi sonuçları sağlamak için kullanılır.
Kök Hücre Nakli
Farklı hedefli tedavi seçeneklerini denedikten sonra, 70 yaşından küçük olan hastalara ve tedavi merkezinin belirlediği kriterlere uyan kişilere kök hücre nakli önerilebilir. Kök hücre nakli, KLL tedavisinde son çare olarak düşünülen önemli bir tedavi seçeneğidir.
Del(17p) veya TP53 Mutasyonu Olmayan KLL
Del(17p) veya TP53 mutasyonu olmayan nükseden veya refrakter KLL hastalarında da tedavi genellikle hedefli tedavi ile yapılır. Bu gruptaki hastalar için kullanılan hedefli tedavi ilaçları aşağıdaki gibidir:
Kullanılan Hedefli Tedavi İlaçları:
- Venetoklaks (Venclexta)
- VR – Venetoklaks ve Rituksimab (Rituxan ve biyobenzerler)
- Ibrutinib (Imbruvica)
- Acalabrutinib (Calquence) (tüm sağlık planları tarafından karşılanmayabilir)
- Zanubrutinib (Brukinsa) (tüm sağlık planları tarafından karşılanmayabilir)
Richter Dönüşümü
70 yaşından küçük ve Richter dönüşümü (KLL’nin daha agresif bir lenfoma formuna dönüşmesi) gelişen hastalar için, sağlık ekibi kök hücre nakli veya klinik bir deneme önerebilir. Richter dönüşümü, KLL’nin seyri üzerinde önemli bir etki yaratabilir ve tedavi sürecini karmaşık hale getirebilir.
CAR T Hücre Tedavisi
17p kromozom delesyonu veya TP53 mutasyonu olmayan nükseden veya refrakter KLL için üzerinde çalışılan bir diğer tedavi seçeneği CAR T hücre tedavisidir. Bu tedavi, kanserli kişiden alınan T hücrelerinin laboratuvar ortamında genetik olarak değiştirilerek lösemi hücrelerini tanıyıp yok etmelerini sağlar.
CAR T Hücre Tedavisi Nasıl Çalışır?
CAR T hücre tedavisinde, hastanın kanından alınan T hücreleri, yüzeylerine kimerik antijen reseptörleri (CAR’lar) eklenerek değiştirilir. Bu CAR’lar, lösemi hücrelerinde bulunan belirli proteinleri tanır. Ardından, bu hücreler hastaya geri verilir, çoğalarak lösemi hücrelerine saldırır ve onları yok eder.
CAR T Hücre Tedavisinin Mevcudiyeti
KLL için CAR T hücre tedavisi her bölgede mevcut olmayabilir. Bu tedavi, genellikle klinik araştırmalar veya özel tedavi merkezlerinde uygulanır.
Sonuç
Kronik Lenfositik Lösemi tedavisinde relaps veya refrakter hastalık durumlarında bir dizi tedavi seçeneği mevcuttur. Hedefli tedavi, kemoimmünoterapi ve kök hücre nakli gibi tedavi yöntemleri, hastaların bireysel ihtiyaçlarına ve KLL’nin moleküler özelliklerine göre özelleştirilebilir. Tedavi sürecinde sağlık ekibinizle işbirliği içinde olmak, en uygun tedavi seçeneğinin belirlenmesinde büyük önem taşır. Ayrıca, yeni tedavi seçenekleri ve klinik araştırmalar sayesinde, gelecekte daha etkili tedavi yöntemleri bulunması beklenmektedir.