Seminom dışı testis kanseri için tedavi seçenekleri, kanserin evresi, prognoz grubu (Uluslararası Germ Hücreli Kanser Konsensüs Grubu (IGCCCG) sınıflandırma sistemine göre) ve kanserin nüks etmesi durumunda kullanılan tedavi yöntemlerine bağlı olarak değişiklik gösterir. Tedavi planı, sağlık ekibi tarafından bireysel ihtiyaçlarınıza göre belirlenir.
Aşama 1 Seminomsuz Testis Kanseri
Evre 1 non-seminomlu testis kanseri tedavisinin birincil yöntemi cerrahidir. Yapılan cerrahi müdahale radikal inguinal orşiektomi (orşiektomi) olarak adlandırılır. Bu işlemde, kasıktaki küçük bir kesi ile testis ve spermatik kordon çıkarılır. Bu ameliyat genellikle tanı konulurken yapılır.
Evre 1 non-seminomlu bazı hastalarda retroperitoneal lenf nodu diseksiyonu (RPLND) uygulanabilir. Bu işlemde, kanserin yayıldığı düşünülen karın arkasındaki lenf nodları çıkarılır. RPLND, genellikle nüks riski yüksek olan hastalar için tercih edilir. Çıkarılan lenf nodlarında kanser hücreleri tespit edilirse, kemoterapi uygulanabilir.
Aktif gözetim, evre 1 non-seminomlu testis kanseri tedavisinde sık tercih edilen bir yöntemdir. Bu tedavi, düzenli kontrollerle kanserin geri gelip gelmediğini izlemeyi içerir. Bu süreçte fiziksel muayene, tümör belirteçleri için kan testleri ve görüntüleme testleri yapılır. Kanserin geri dönme ihtimali, genellikle ameliyat sonrası 18 ay içinde ortaya çıkar.
Eğer aktif gözetim ile takip yapılmazsa veya ameliyat sonrası tedavi tercih edilirse, kemoterapi önerilebilir. Kemoterapi, kan testlerinde yüksek tümör belirteci seviyeleri görülen hastalar için de kullanılabilir. Kemoterapi genellikle intravenöz (damar yoluyla) verilir ve aşağıdaki kemoterapi kombinasyonlarından biri uygulanabilir:
- BEP: Bleomisin, etoposid (Vepesid) ve sisplatin
Aşama 2 Seminomsuz Testis Kanseri
Evre 2 non-seminomlu testis kanserinin tedavisinde orşiektomi ilk adım olarak uygulanır. Orşiektomiden sonra retroperitoneal lenf nodu diseksiyonu (RPLND) yapılabilir. RPLND, kanserin vücudun farklı bölgelerine yayılma riskini azaltmak için kullanılır. Lenf nodları, genellikle tümörün bulunduğu bölgenin aynı tarafından çıkarılır. Tümör belirteç seviyeleri normalse, evre 2A veya 2B non-seminomlu hastalarda RPLND uygulanabilir.
Orşiektomiden sonra kalan 1 cm’den büyük bir kitle (kalıntı hastalık olarak adlandırılır) varsa, bu kitleyi çıkarmak için daha fazla cerrahi müdahale gerekebilir. Bu işlem kemoterapi sonrası cerrahi müdahale olarak bilinir ve genellikle bilateral RPLND yapılır.
Evre 2 non-seminomlu hastalar için kemoterapi tedavisi de önerilebilir. Orşiektomi sonrası tümör belirteçleri yüksek kalırsa veya tümör IGCCCG sınıflandırmasında iyi prognoza sahipse, kemoterapi uygulanır. Kemoterapi genellikle intravenöz olarak verilir ve aşağıdaki kombinasyonlardan biri önerilebilir:
- BEP: Bleomisin, etoposid ve sisplatin
- EP: Etoposid ve sisplatin
- VIP: Etoposid, ifosfamid (Ifex) ve sisplatin
Bleomisin akciğerlere zarar verme riski taşıdığı için, akciğerleri etkileyebilecek hastalar için EP ve VIP kullanılır. İyi prognozu olan hastalar için BEP veya EP tercih edilir. Orta prognozlu hastalar için ise BEP veya VIP önerilir.
RPLND sırasında kanser hücreleri tespit edilirse, kemoterapi tedavisi (BEP veya EP) başlatılabilir.
Aktif gözetim, evre 2A non-seminomlu hastalar için, tümör belirteçleri normal kaldığı sürece önerilir. Takip sırasında lenf nodlarının büyüyüp büyümediği kontrol edilir. Lenf nodları büyüyorsa ve tümör belirteçleri hala normalse, RPLND uygulanır. Eğer tümör belirteçleri yükselirse, kemoterapi başlanır.
Aşama 3 Seminomsuz Testis Kanseri
Evre 3 non-seminomlu testis kanseri tedavisinde, ilk adım genellikle orşiektomi olur. Eğer kanser karın bölgesine yayılmışsa ve semptomlar belirginse, orşiektomiden önce kemoterapi uygulanabilir.
Kemoterapi, evre 3 non-seminomlu testis kanseri için yaygın bir tedavi seçeneğidir. Kemoterapi genellikle orşiektomiden sonra verilir, ancak bazı durumlarda kanserin yayılımı kanıtlanmışsa, ameliyat öncesi de başlanabilir. Kemoterapi intravenöz olarak uygulanır ve aşağıdaki tedavi seçenekleri sunulabilir:
- BEP: Bleomisin, etoposid ve sisplatin
- VIP: Etoposid, ifosfamid ve sisplatin
- EP: Etoposid ve sisplatin
Kemoterapi ilaçlarının kombinasyonu, IGCCCG sınıflandırmasına göre belirlenir. İyi prognoz grubunda olan hastalar için BEP veya EP, orta prognoz grubunda olanlar için ise BEP veya VIP önerilir.
Kemoterapiden sonra, kalan kanser hücrelerinin varlığı izlenir. 1 cm’den büyük kalıcı lezyonlar cerrahi olarak çıkarılabilir. Bu işlem, RPLND’nin bir parçası olabilir. Eğer kanser akciğerlere veya mediasten bölgesine yayılmışsa, genellikle VIP kemoterapisi uygulanır.
Nükseden Seminomsuz Testis Kanseri
Nükseden seminomsuz testis kanseri, tedavi sonrasında kanserin tekrar etmesi anlamına gelir. Nükseden kanserin tedavisinde kemoterapi genellikle ana tedavi yöntemidir. Kemoterapi kombinasyonu, daha önce uygulanan tedavilere bağlı olarak değişir.
Orijinal tedavi sürecinde kemoterapi almayan hastalar için, nükseden kanser için BEP tedavisi önerilir. RPLND uygulanan hastalarda, nükseden kanser için BEP, EP veya VIP kemoterapisi tercih edilebilir.
İlk tedavisi BEP veya EP olan hastalar için kurtarma kemoterapisi verilebilir. Aşağıdaki kombinasyonlardan biri kullanılabilir:
- İPUCU: Paklitaksel, ifosfamid ve sisplatin
- VIP: Etoposid, ifosfamid ve sisplatin
- VeIP: Vinblastin, ifosfamid ve sisplatin
Yüksek doz kemoterapi tedavisi, yüksek doz kemoterapinin kanser hücrelerine zarar verdiği veya kök hücrelerin yok olduğu durumlarda kullanılabilir. Bu tedavi sonrasında, kök hücre nakli yapılır. Kök hücre nakli, kendi kanınızdan alınan hücrelerle yapılır (otolog periferik kan kök hücre nakli olarak bilinir).
Palyatif tedavi olarak kemoterapi, kanserin yayılmasını tedavi etmeyi değil, semptomları hafifletmeyi amaçlar. Palyatif tedaviye örnek olarak ağızdan alınan etoposid veya intravenöz verilen gemcitabine ile oksaliplatin veya paklitaksel verilebilir.